Geleceğin Ahşap Evleri 4 Mart 2019

Hızla ilerleyen teknoloji, değişen algılama hızı ve buna bağlı hayallerimiz. Kendimiz gibi çevremizde değişmek zorunda !
Ben sürekli kendi kendime kızar dururum, bizim ülkemiz çok güzel,inanılmaz bir doğal yaşam,müthiş bir çevre güzelliğimiz var. Fakat neden bir türlü yaşamayı seçtiğimiz bölgelerde,kurduğumuz yerleşimlerde bu görselliğin ve doğallığın içinde değiliz.

Önceleri şehir planlamanın sorunu olduğunu düşünürdüm,şimdi ise bir mimar olarak kendime, ve meslektaşlarıma kızıyorum. Bizler neden doğal yaşamın içinde olan,doğadan gelen,yaşayan malzemelerle ürünler tasarlamadık ?

Görmediğimiz bir şeyi hayal edebilirmiyiz ? Hayal etmeden ürün elde edilebilirmi ? tasarlanabilirmi ?

Tasarım, fonksiyon şartnameleri ve ihtiyaçların bir grubu, bu şartnameler ve ihtiyaçlarla karşılaşılan fiziksel bir ürün veya sistemin komple bir tarifine dönüştürme işlemi olarak tarif edilebilir [Anderson D.C.,]

Toplanan tüm sayısal ihtiyaçlar bir arada analiz edilerek,en uygun insancıl ürün elde edilmesi şeklidir. Bir başka açıdan tasarım da, elde edilmiş,uygulanmış ürünlerin geliştirilmesi,yenilenmesi anlamında da varlık gösterebilir. Bu yöntemde geliştirilecek ürüne ait boyut, şekil, eleman sayısı gibi özelliklerde değişiklikler yapılarak, yeni bir ürün tasarımına varılmaya çalışılır.

Ehrlenspiel K. ve John T., 1987 yılında yaptığı çalışmalarla bunu tasarım anlamında maddeleştirmişlerdir.
Buradan anlayabileceğimiz gerçeklik, bir şeyler üretecek hayal gücümüz yoksa, zaten amerika keşfedilmiş durumda,onu kendi toprağımızda karmalı ve yeniden inşa etmeliyiz.

Geleceğin evleri şekillenirken her şey en temelden, doğadan başlayacak.
Tıpkı topraktan geldik toprağa gideceğiz gibi,evlerimiz ahşaptan geldi ahşap a gidecek.
Gelişen teknoloji her tarafını saracak, eviniz sizi tanıyacak ve sizin gibi yaşıyor olacak.
Tamamen doğal malzemelerden üretilmiş (0) a yakın karbon salınım değerlerinde olacak.
Tam anlamıyla deprem güvenliğinde, gerektiğinde çatı arası nem dengesine otomatik karar verebilen,sizin kadar kendisinin de yaşam ihtiyaçlarını kendisi karşılayacak nitelikte olacak.
İş yerimizden çıkıp evimize yaklaştığımız anda bize tepkiler verecek,yolumuzu aydınlatacak, Evlerimiz akıllı olacak !

Tüm kullandığımız mobil çözümlerin hepsini kendi içinde ve her yerinde barındıracak, örneğin tüm iletişim sistemi kablosuz olacak. Evlerimiz artık kendi enerjisini kendisi sağlayabilecek kadar güneş alanına sahip olabiliyor.
Kullandığımız materyaller minimum enerji sarfiyatlı aydınlatma armatürleri,ev eşyaları olacak ki bu sistemler tamamen depolanan güneş enerjisiyle çalışabilecek.

Evlerimiz artık değişen doğal şartları, ekolojik düzeni de izole etmek zorunda.
Son yıllarda etkisini ülkemizde de göstermeye başlayan küresel tehditler yerini farklı tasarımlara bırakacak.

Örnek vermek gerekirse, küresel ısınmayla birlikte eriyen buzul tabakalar suların yükselmesine neden olacak ve bir takım ülkeler suların altında kalacaklar.

Evlerimiz her zamanki gibi bizi dış tehditlerden koruma yönünde tasarımlarını ve dayanıklılıklarını geliştireceklerdir.
Ülkemiz henüz böyle bir tehdit in altında değil, fakat değişen doğa koşulları bizleri de malzeme ve dayanıklılık yönünden farklı materyal grubuna itmektedir.

Genelde ahşap karkas yöntemi, betonarme ve yığma inşaat sistemlerinden çok daha fazla dayanıklıdır. Günümüzde kullanılan ve teknolojiye dayanan ahşap karkaslı panel yöntemi özellikle deprem bölgeleri için geçerli olan en güvenilir inşaat yöntemidir.

Bina ne kadar çok hafif olursa aktarılması gereken yükler de o kadar az olacaktır. Binaların ağırlığı, içinde yaşayan insanların veya kullanılan mobilyaların ağırlığından değil, daha çok binanın yapılmasında kullanılan inşaat malzemelerinden yani kendi ağırlığından kaynaklanmaktadır. Ahşap karkaslı binalar hem sağlam hem de hafif oldukları için sağlamlık / ağırlık oranı çok yüksektir.

Bizler yaşam kalite standartlarımızı yükseltirken, doğal yaşama zarar vermeden,geçmiş kültürümüzü unutmadan daima ileriye dönük,geleceğin tasarım ve materyallerini bir arada sunmak üzere faaliyet vermekteyiz.

Yeşili görmeyen gözler,renk zevkinden mahrumdur. (K.Atatürk)