Mimari Ekolojik Planlama ve Ahşap Karkas 26 Ocak 2019

Ekolojiden bahsederken ahşaptan bahsetmemek çevrebilimi eksik tanımlamaktır.

Çevreyle ilgili olan hemen her şeyin içinde veya çevresinde ahşap bulunur. Bu kimi zaman ağaç kimi zaman tomruk, odun, kereste gibi değişik formlarda karşımıza çıkar.

Yenilenebilir, sürekli yetişen ve geri dönüşümlü ekolojik sistem şartlarını yerine getirebilen tek yapı malzemesi olarak ahşap, kullanım açısından günümüzde başta Amerika ve Orta Avrupa olmak üzere bir çok ülkede en çok tercih edilen yapı malzemelerinin başında yer alır. Ahşap karkas yapıların diğer malzemelerle kullanımı, ekonomik verimlilik ve enerji tasarrufu açısından bakıldığında birçok avantaj sağlar. Ekolojik konut tasarımı, üretilmesi ve kullanımı ile ahşap karkas yapı sistemi ilişkisine bakıldığında özellikle yalıtım konusunda ahşap kullanımı, betonarme binalara kıyasla ısı yalıtımında metrekarede yaklaşık 200 KW/saat bir tasarruf olanağı sağladığı görülür.

Hafif olması, farklı iklim koşullarına dayanıklı olması, nefes alan yapı özelliği, emprenye edilerek çürüme ve böcek tahribatına karşı korunması, onarım ve plan değişikliğinin kolay olması, enerji dostu ve depreme dayanıklı olması, çelik, beton, taş ve kerpiçle mükemmel bir uyum içerisinde kullanılabilmesi gibi özellikler ahşap malzemenin tüm ekolojik tasarım kriterleri ile uyuştuğunu gösterir.

Ahşapla insan psikolojisi arasında, rakipsiz ve doğal bir uyumluluk vardır. Ahşabın elektrostatik yük taşımaması ve doğal ısısı nedeni ile ahşaba dokunmak, hatta aynı ortamda bulunmak bile insanda olumlu duygular uyandırır. Elektrostatik yük taşıyan, yandığında insana ve doğaya zehirli gazlar yayan, PVC ve MDF gibi sentetik esaslı malzemelerde ise bu etkileşim genellikle olumsuz yöndedir. İnsanı evinde rahat ve huzurlu hissettiren ahşap malzeme ve ahşaptan yapılan pencereler, kapılar oda içerisindeki nemi dengelediği gibi insanların sağlığına ve bağışıklıksistemine olumlu etkiler yaratır.

Ekolojik yapılaşma ise insanlara her geçen gün daha çok parçalanan ve yok olan yaşam çevrelerine karşı daha dikkatli, sosyal ve akılcı olmayı önerir. Malzemelerin akıllıca ve dönüştürülerek kullanımının önemini kavramak, yaşam konforunu yükselten, doğru planlama ve enerji öncelikli tasarım ile üretilen her türlü aracın ve yapıların çoğalmasını desteklemek gerekir.

Ekolojinin insan ve diğer canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı olduğu dikkate alınırsa, insan sağlığına uygun ortam şartlarını gerçekleştirip, çevre kirliliğini en aza indirerek ekolojik dengeyi koruyan yapılara yönelik sistem ve malzeme seçimi de mimarinin hedefine girer.

Ekoloji aynı zamanda, bir ürünün üretiminden yok oluşuna kadar geçen süreçte (üretim, kullanım, atıklar) çevre sistemlerinin olumsuz etkilenmesini en aza indirgeyecek sistemlerin bilimsel olarak araştırılıp uygulanmasının yollarını arar.Ekolojik planlama yaparken, insan yapısını, çevreyi, peyzajı, doğayı, kişisel, sosyal ve kültürel farklılıklarıyla ekosistemin bir bütün olması gerekir.Ekolojik planlama gelecek nesillere düşünerek az kaynak tüketimini öngörür.

Tüm tasarımların ve planların geri dönüşümlü olmasının sağlanmasını, atıklar ve kirlenmeyi önleyici önlemlerin alınmasını, birbirinin işine yarayacak öğretimlerin yapılmasını hedefler.Yeni binaların yanında eski binaları da enerji ve ekolojik açıdan yenilemek ve iyileştirmek, mevcut kaynakların kullanımı ve bu bağlamda enerji verimliliği nedeniyle ekolojik mimarlık kapsamında değerlendirilmelidir.

Eski binaların geleceğe yönelik olarak ekolojik açıdan yenileme çalışmaları ekolojik mimarlıkta günümüzün önemli çalışmalarından biri olmalıdır.Çevre kirliliğini en aza indiren, ayrıca yöresel yaşama ve yapı kültürünün korunmasına, mimariye olumlu etkileri olan ekolojik yapılar, kullanıcılara daha sağlıklı ve güvenilir özgün yapı hizmeti verir.

İnsan, soluduğu hava, içtiği su ve aldığı bitkisel ve hayvansal besinlerle doğaya bağımlı bir varlıktır. Bu bakımdan diğer canlılar gibi doğa ile etkileşim içinde olmalıdır. Eğer, üretimi ve işlenmesi sırasında az enerji harcanan, kullanım ömrünü tamamlayınca doğa tarafından kolayca dönüşüme uğratılan, hem üretim aşamasında, hem de yıkılması sırasında doğayı kirletmeyen ve kanserojen maddelerin ortaya çıkmasına neden olmayan malzemeler seçmeye özen gösterirsek, doğal dengenin korunmasına katkıda bulunmuş oluruz. Doğanın bize mükemmel içyapısı ile hazır olarak sunduğu ahşap malzeme de buna en iyi örnektir.

Ahşap kendiliğinden çoğalan tek yapı malzemesidir. Ahşap kullanılırsa Dünyamızda miktarı sınırlı hammaddeler tüketilmemiş olur. Ahşap güneş enerjisi ile çoğalır. Ağaç büyürken, sera gazlarından karbondioksiti kendi bünyesine katarak, bu gazın atmosferdeki miktarını azaltır. Yapılan son araştırmalar Madagaskar'daki ormanların aşırı salınmış olan karbondioksiti emerek çok daha hızlı büyüdüklerini kanıtlamıştır. Ağaçlar 1 ton tomruk üretimi için fotosentez yoluyla yaklaşık 1,9 ton karbondioksit emip, oksijen üretir ve 500 kg karbon stoklarlar. Bir hektar orman yıl boyunca havada asılı duran 50 ton tozu ortadan kaldırır. Ahşap işlendikten sonrada bünyesinde karbondioksiti tutmaya devam eder. Ağacın işlenmesi neredeyse sıfır atığa yol açar. Tüm yan ürünler ve fireler diğer kullanım alanları için kıymetli hammadde görevi görürler. Tüm fire ve talaşlar işletmenin ısı ihtiyacını karşılamakta kullanılır. Ahşap, doğal döngünün bir parçasıdır ve sorunsuz şekilde yok edilir veya yeniden değerlendirilir.

Ahşap, Doğu'dan Batı'ya tüm kültürler için geleneksel yapı malzemesidir. Değeri, insanların bilinçaltına yazılmış olduğundan, her kültürden insan için ortak bir sıcaklık kaynağıdır. Dünyadaki mimarların ve zaman içindeki mühendislerin başı diye anılan Mimar Sinan yaklaşık 500 yıl önce Lalapaşa Cami'sini tasarladığında çevresindeki doğayı da hesaba katmıştır.


Doğası gereği mimarlık, peyzajdan bağımsız olamaz. Dünyanın ünlü Osmanlı Mimarı Sinan, ağacın kökleri yeraltına ve köklerine benzer dalları gökyüzüne uzanan tek canlı olduğunu fark ederek hayran kalmıştır. Mimar Sinan meslektaşı Antoni Gaudi de tıpkı Mimar Sinan gibi inanılmaz bir tutku ve Tanrı sevgisiyle mimari eserler vermiş ve "ağaç benim ustamdır" demişti.